Yabancılaşmak!
Yabancılaşma; içerisinde bulunduğunuz topluma, çevremiz de dolaşan insanlara, sizi yakından tanıyan akrabalarımıza hatta sizin her daim yanınız da olan ailenize karşı yabancılaşmak.Mümkün müdür bu söylemler sizce? Tabiki mümkün bence, gördüklerime, hayatımız da izlememiz için bize televizyonlardan dayatılanlara baktığımız da, zaten bunun yaşanıldığını apaçık şekilde ispatı gösteriliyor bizlere. Bunu zamanımız içerisinde kendiniz açısından da yaşadığınızı göremeseniz de, görüpte kabul edemeseniz de, mutlaka çevrenizde bu durumda olan bireyleri görmek olası hale geldi günümüzde içerisinde bulunduğumuz toplumda. Bunun en olası sonucu, yaşadığımız yabancılaşma sorununu doğurdu bize. Nasıl mı ?Şöyle ki örnekleri: Birbirimizi dinlemeden sadece eleştirme gayreti içerisinde olmamız, anlaşmak yerine sürekli karşımızdakini ezme gayreti, dünya ya bakış açımızın sadece önümüz ile sınırlandırmamız ve ardından bununla yetinmemizi gösterebiliriz kısıtlı bir anlatım çerçevesinde.
Sürekli laçka bir hale gelen insanların birbirleriyle olan kişilik savaşlar artık günümüz de öyle bir safhaya erişti ki bizler kabul etmesekte, insan olmaktan çıkıp artık insan taklidi yapan başka bir forma, formlara büründük. Nereden mi geldik bu noktaya, bir çok olgu gösterebiliriz, yukarıda saysıklarımız ve bunların yan kollarını göstererek.
Bir çok yaşanımdan kesitler verebiliriz fakat bunun en büyük temeli “Globalizasyondur” tek kelimeyle fikrimce. Küreselleşen dünyanın getirdiği yaşam gerekliliği diye gösterilir bir çok etkene rağmen bu. Ama bence en büyük sebep toplumsal yabancılaşmadır. Suçlu yaratma, suçluyu bulma uğraşı ile suçun yok edilmesi uğraşı değildir. Suçlu sömürülen midir, sömürmeyi amaçlaştırmışlarmıdır. Büyük bir sorunsal gibi görünsede bunun büyümesine tek sebeb kişiliklerimize yerleştirilmiş hayatta kalma sorunlarıyla başetme formüllerine, bağlı geliştirdiğimiz, çözümlerimizin ürettikleridir bence. Yani geçici günlük yaşama felsefesidir. Sadece “ben” merkezci bir zihniyeti gütmemizdir. Saygı, sevgi ve öğrenme eksikliğidir… Fazlasıdır, azı değildir.
Kabul etmemiz gerekir ki bizler artık insan olmaktan çıkan biyoloik üretimli robotlarız. Kuralların, toplumsal yapıların, siyasi ideoloilerin, genelleştirilmiş ahlak yapılarının gizlenmiş çürümüşlüğüne karşı çıkıp hep birlikte bir çözüm geliştirmeyi başaramadığımızdan bu gün kendimize, çevremize, topluma ve en önemlisi bazen ailemize bile yabancılaşmışız güne düşen dünün getirdiklerinin bize gösterdiği yanlışları görmezden gelişimizle…
Yabancılaşmak toplumun en büyük sorunlarından biridir bence…
Yorum yapılmamış »
Henüz yorum yapılmamış.